Gördüğümüz tarihî güzelliklerden birini sınıf arkadaşlarımıza tanıtalım.

Gördüğümüz tarihî güzelliklerden birini sınıf arkadaşlarımıza tanıtalım.

İstanbul’da bulunan Ayasofya camisi günümüze gelinceye kadar farklı isimlerle anılmış ve farklı şekilde kullanıma açılmıştır. İstanbul’un tarihi güzellikleri arasında kabul edilir. Ayasofya ilk başta Bizans imparatorluğu tarafından inşa edilmiş ve yapıldığında kilise olarak kullanılan bu yapı Osmanlı devleti döneminde Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesi ile beraber camiye dönüşmüş bir yapı haline gelmiştir. 1934 yılına gelindiğinde ise içerisinde çeşitli tadilat çalışmaları yapılarak müzeye dönüştürülmüştür. Günümüzde müze olarak kabul edilen ancak 2020 yılında yapılan anlaşmanın iptal edilmesi ile cami formuna tekrar çevrilen muhteşem bir eserdir. Bazilika tipinde yapılmış bir yapıdır. Özel bir taşıyıcı sistemi kullanılır. Bu mimarlıkta bir dönüm noktası olarak kabul edilmiştir. Kubbe geçişlerindeki ustalıkta değer taşır.

Söylenenlere göre inşaatı sırasında on binden fazla işçi çalışma göstermiştir. Bizans imparatorunun bu yapıya büyük bir servet harcadığı söylenir. Cami içerisinde farklı tarihi öğeleri içeren mozaik yapıları bulunur. Doğal yapının korunabilmesi adına binanın yıkılması veya tahrip edilmesine engel olunmuştur. Günümüzde pek çok turist tarafından merak edilen İstanbula gelinildiğinde gezilen ve ruhsal bir önemi bulunan bir yapı olmaktadır.Ayasofya, Sultan Ahmed camiisi ile karşılıklı yapılardır. Başlangıçtan beridir Sultan Ahmed camiisi müslümanların ibadet yeri olarak kullanılmış, hiç değişim yaşamamıştır. Sultan Ahmed meydanı ile ünlüdür. Meydan boyu ceviz ağaçları bulunur. Minare sayısı ile dikkat çeker. O döneme kadar yapılmamış, denenmemiş sayıdadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.